NgsAdvisory
İkinci görüş talep et
TR·EN
NgsAdvisory
Anasayfa Hastalar İçin Hekimler İçin Moleküler İkinci Görüş Menthis Nedir NGS Akademi Hakkımızda İletişim İkinci görüş talep et
TR  ·  EN
← NGS Akademi
NGS Akademi · 05 · Son notlar

NGS Raporu Nasıl Yorumlanır? Klinik Kararı Değiştiren 9 Kritik Gerçek

NGS raporu çok sayıda genomik değişiklik gösterebilir; ancak klinik karar, varyantı bulmaktan çok onu doğru örnek, tümör tipi, tedavi sırası ve kanıt düzeyi içinde yorumlamaya bağlıdır.

Prof. Dr. İbrahim Yıldız, MD
Tıbbi Onkoloji
İleri düzey
Okuyan
Hekimler ve klinik ekipler
Kapsam
Rapor yorumlama · 9 kritik nokta
Seri
05 · Son notlar

Yeni nesil dizileme (next-generation sequencing, NGS), kanser tedavisinde önemli bir dönüşüm yarattı. Artık tek bir örnekte yüzlerce gen, mutasyon, kopya sayısı değişikliği ve bazı füzyonlar birlikte incelenebiliyor.

Bununla birlikte NGS’nin klinik değeri, raporda kaç değişiklik bulunduğuyla değil, bu değişikliklerin doğru bağlama yerleştirilmesiyle ortaya çıkıyor. Bu yazıda, bilimsel yayınlarda ve teknik belgelerde açıkça bulunmasına rağmen günlük klinik uygulamada, hasta iletişiminde ve ticari raporların ön sayfalarında yeterince görünmeyen dokuz sınırlılığı ele alıyoruz.

Kısa yanıt: NGS raporu neyi gösterir?

NGS raporu, tümörde veya kanda saptanan genomik değişiklikleri gösterir; ancak tek başına hangi tedavinin kesinlikle işe yarayacağını belirlemez. Sonuçlar; örnek kalitesi, tümör tipi, hastalığın evresi, önceki tedaviler, varyantın kanıt düzeyi ve germline ya da CHIP olasılığıyla birlikte değerlendirilmelidir.

01

“Actionable” bir değişiklik, tedavinin işe yarayacağını garanti etmez

NGS raporunda bir varyantın yanında ilaç ismi bulunması, tümörün o ilaca bağımlı olduğunu veya hastanın kesin olarak yarar göreceğini göstermez.

NCI-MATCH çalışmasının ilk moleküler tarama sonuçlarında örneklerin %93’ü başarıyla profillendi ve hastaların %37,6’sında çalışma tedavilerinden biriyle eşleşebilecek bir değişiklik saptandı. Bununla birlikte daha sonraki genel değerlendirmede, tedavi kolları boyunca objektif yanıt oranı yaklaşık %10,3 düzeyindeydi.

Bu farkın birkaç nedeni olabilir:

  • Saptanan değişiklik tümörün temel sürücüsü değil, biyolojik açıdan ikincil bir olay olabilir.
  • Aynı tümörde bulunan ko-mutasyonlar hedefe yönelik tedavinin etkisini azaltabilir.
  • Aynı varyant farklı tümör tiplerinde aynı biyolojik sonucu oluşturmayabilir.
  • Değişiklik tümör hücrelerinin yalnızca küçük bir alt klonunda bulunabilir.
  • İlaç eşleşmesi onaylı endikasyona değil, erken faz veya preklinik kanıta dayanabilir.
Saptanabilir değişiklik ≠ actionable değişiklik ≠ valide prediktif biyobelirteç ≠ klinik yarar

Bir varyantın tedavi seçeneğine dönüşüp dönüşmediğini anlamak için biyobelirteç kanıt düzeyleri ve tümör tipine özgü kılavuzlar birlikte incelenmelidir.

02

Negatif NGS sonucu her zaman gerçek negatiflik değildir

Bir varyantın “saptanmamış” olması, mutlaka tümörde bulunmadığı anlamına gelmez. Sonuç; örnek kalitesi, tümör hücre oranı, DNA/RNA miktarı, okuma derinliği, panel tasarımı, varyant alel frekansı ve kullanılan biyoinformatik eşiklerden etkilenebilir.

Özellikle plazma temelli likit biyopside negatif sonuç dikkatle yorumlanmalıdır. FDA’nın Guardant360 CDx teknik değerlendirmesinde, negatif plazma sonucunun tümörün ilgili genomik değişiklik açısından negatif olduğunu garanti etmediği ve uygun olduğunda doku testine dönülmesi gerektiği açıkça belirtilmektedir.

Önemli klinik mesaj: Negatif likit biyopsi, yeterli ctDNA dökülümü yoksa tümördeki değişikliği kaçırabilir. Bu nedenle klinik şüphe devam ediyorsa uygun doku örneğiyle doğrulama gündeme gelebilir.

Doğru soru yalnızca “Mutasyon bulundu mu?” değildir. Şunlar da sorulmalıdır:

  • Test ilgili varyant tipini güvenilir biçimde yakalayabiliyor mu?
  • Örnekte yeterli tümör DNA’sı var mı?
  • Füzyon veya ekzon atlama olayı için RNA analizi gerekli mi?
  • Negatif sonucu ortogonal bir yöntemle doğrulamak klinik kararı değiştirebilir mi?
03

Tümör-only test, somatik ve kalıtsal kökeni kesin olarak ayıramaz

Tümör dokusunda saptanan BRCA1, BRCA2, PALB2, ATM, TP53 veya mismatch-repair gen değişikliklerinden bazıları germline kökenli olabilir. Ancak yalnızca tümörün analiz edildiği bir test, değişikliğin hastanın tüm hücrelerinde bulunan kalıtsal bir varyant mı, yoksa yalnızca tümörde gelişmiş somatik bir olay mı olduğunu her zaman kesinleştiremez.

Varyant alel frekansı önemli bir ipucu olsa da tek başına germline kökeni kanıtlamaz. ESMO, uygun onam ve klinik koşullarda eşleştirilmiş tümör-normal analizin kullanılmasını; tümörde olası germline bulgu saptandığında doğrulayıcı germline test ve genetik danışmanlığın değerlendirilmesini önermektedir.

Bu ayrım yalnızca hastanın tedavisi için değil, ailesindeki bireylerin kanser riski açısından da önemlidir.

04

Likit biyopside saptanan her mutasyon tümörden gelmez

Yaşlanma, sigara kullanımı ve önceki sitotoksik tedavilerle ilişkili klonal hematopoez, kan hücrelerinde somatik klonların gelişmesine yol açabilir. Bu klonlardan kaynaklanan değişiklikler hücresiz DNA analizinde görülerek yanlışlıkla tümör mutasyonu olarak yorumlanabilir.

Özellikle DNMT3A, TET2, ASXL1, TP53, PPM1D ve JAK2 gibi genler bu açıdan dikkat gerektirir. Eşleştirilmiş lökosit/buffy-coat analizi, plazmadaki değişikliğin hematopoetik kökenli olup olmadığını ayırmaya yardımcı olabilir.

Sorunun diğer yüzü de vardır: Bazı tümörler dolaşıma çok az ctDNA bırakır. Düşük hastalık hacmi, yalnızca santral sinir sisteminde bulunan hastalık veya bazı peritoneal hastalık örüntülerinde plazma testi gerçek değişikliği kaçırabilir. Bu nedenle likit biyopsi hem yanlış pozitif hem de yanlış negatif yorum riskleri açısından klinik bağlamla birlikte değerlendirilmelidir.

05

Tek biyopsi, tümörün tamamını temsil etmeyebilir

Kanser tek tip hücrelerden oluşan sabit bir yapı değildir. Aynı tümörün farklı bölgelerinde farklı alt klonlar bulunabilir; tedavi baskısı altında bu klonların oranları zamanla değişebilir.

TRACERx çalışmasında 421 küçük hücreli dışı akciğer kanserli hastadan alınan 1.644 tümör bölgesi incelendi. Çalışma, tümör içi heterojenliğin ve subklonal evrimin klinik sonuçlarla ilişkili olabileceğini ortaya koydu.

Bu nedenle yıllar önce primer tümörden alınmış arşiv materyalinin analizi, çok sayıda sistemik tedavi sonrasında gelişen metastatik hastalığın güncel moleküler yapısını eksik yansıtabilir. Örnek tarihi, örneklenen bölge ve arada uygulanan tedaviler NGS yorumunun ayrılmaz parçalarıdır.

NGS raporu tümörün değişmez kimliği değil; belirli bir yer ve zamanda elde edilmiş moleküler fotoğrafıdır.
06

DNA değişikliği, aktif tümör biyolojisiyle aynı şey değildir

Bir gende kopya sayısı artışı veya mutasyon bulunması, bu genin yüksek düzeyde RNA ürettiğini, proteinin hücre yüzeyinde bulunduğunu ya da ilgili sinyal yolağının gerçekten aktif olduğunu tek başına göstermez.

Tersi de mümkündür: DNA panelinin intronik kapsamı yetersiz olduğunda klinik açıdan önemli bazı füzyonlar kaçırılabilir. RNA-NGS, oluşan füzyon transkriptini doğrudan göstererek özellikle kinaz füzyonlarının saptanması ve doğrulanmasında DNA analizini tamamlayabilir.

Klinik kararı değiştirebilecek durumlarda çoklu-omik ve ortogonal doğrulama düşünülmelidir:

  • Kopya sayısı değişikliği için FISH/ISH.
  • RNA ekspresyonu için protein/IHC.
  • Şüpheli füzyon veya ekzon atlama için RNA-NGS.
  • MSI uyumsuzluğu için IHC, PCR veya alternatif valide yöntem.
  • Düşük VAF’lı kritik varyant için bağımsız moleküler doğrulama.
07

TMB, laboratuvardan bağımsız evrensel bir sayı değildir

Tümör mutasyon yükü (TMB); panelin büyüklüğüne, kapsadığı genomik bölgelere, sekanslama derinliğine, germline filtreleme yöntemine ve hangi varyantların hesaba katıldığına göre değişebilir.

Friends of Cancer Research TMB Harmonization Project, farklı NGS panellerinin TMB sonuçları arasında değişkenlik bulunduğunu ve ölçümlerin ortak referans standartlara göre kalibre edilmesi gerektiğini gösterdi.

Bu nedenle iki farklı laboratuvarın bildirdiği aynı sayısal TMB değeri her zaman tam olarak eşdeğer değildir. TMB; tümör tipi, MSI durumu, POLE/POLD1 biyolojisi, örnek kalitesi ve mevcut klinik kanıtlarla birlikte yorumlanmalıdır.

08

VUS, tedavi hedefi değildir ve sınıflandırması değişebilir

Belirsiz klinik anlamlı varyantlar (variant of uncertain significance, VUS), mevcut kanıtların değişikliğin patojenik veya benign olduğunu göstermeye yetmediği bulgulardır. VUS, sırf raporda yer aldığı için hedefe yönelik tedavi gerekçesi haline gelmemelidir.

Yaklaşık 1,45 milyon kişinin germline test sonuçlarının değerlendirildiği bir çalışmada, benzersiz VUS’ların %7,7’si zamanla yeniden sınıflandırıldı. Yeniden sınıflandırılanların %91,2’si benign/likely benign, %8,7’si pathogenic/likely pathogenic yönünde değişti.

Bu veri iki önemli noktayı gösterir:

  1. VUS üzerinden tedavi veya aile taraması kararı verilmemelidir.
  2. Moleküler raporlar statik PDF’ler olarak değil, yeni kanıtlarla tekrar değerlendirilebilen yaşayan belgeler olarak düşünülmelidir.
09

NGS’nin gerçek darboğazı sekanslama değil, yorumlamadır

Günümüzde yüzlerce geni dizilemek giderek daha erişilebilir hale geliyor. Asıl güçlük, bulunan değişikliklerin klinik önemini güvenilir ve yeniden üretilebilir biçimde belirlemektir.

AMP/ASCO/CAP, somatik varyantların klinik önemine göre katmanlandırılması için standart bir çerçeve yayımlamıştır. Bununla birlikte doğru klinik yorum; varyantın kendisinden çok daha fazla verinin birlikte değerlendirilmesini gerektirir:

  1. Histopatolojik tanı ve hastalık evresi.
  2. Örneğin türü, tarihi ve analitik kalitesi.
  3. Önceki tedaviler ve tedavi sırası.
  4. Klonalite ve varyant alel frekansı.
  5. Ko-mutasyonlar ve direnç biyolojisi.
  6. DNA, RNA, protein ve gerektiğinde metilasyon verileri.
  7. Tümör tipine özgü klinik kanıt düzeyi.
  8. Ruhsat, kılavuz, klinik çalışma ve erişim durumu.
  9. Hastanın performansı, organ fonksiyonları ve tedavi hedefleri.
MENTHIS

NGS raporundan klinik karara: MENTHIS yaklaşımı

NGS Advisory bünyesinde geliştirilen MENTHIS, bir NGS raporunu yalnızca yeniden özetlemek amacıyla tasarlanmamıştır. MENTHIS; farklı üreticilerden gelen moleküler verileri klinik bağlama yerleştirmeyi, kanıt düzeyini görünür kılmayı ve yanlış kesinlik riskini azaltmayı hedefleyen üreticiden bağımsız, çoklu-omik bir klinik akıl yürütme yaklaşımıdır.

Bu yaklaşımda özellikle şu sorular öne çıkar:

  • Negatif sonuç analitik açıdan güvenilir mi?
  • Bulguda germline veya CHIP olasılığı var mı?
  • Ko-mutasyonlar hedefe yönelik tedavi duyarlılığını değiştirebilir mi?
  • DNA, RNA ve protein sonuçları birbiriyle uyumlu mu?
  • Ortogonal doğrulama tedavi sınıflandırmasını değiştirebilir mi?
  • Önerilen tedavinin kanıt düzeyi, tümör tipine ve tedavi basamağına uygun mu?
  • Bulgular standart tedavi, klinik çalışma ve araştırma seçeneği olarak birbirinden ayrılmış mı?

MENTHIS klinik akıl yürütme yaklaşımı hakkında bilgi alın →

Kontrol Listesi

NGS raporu yorumlama kontrol listesi

Bir NGS raporu klinik karara dönüştürülmeden önce şu sorular yanıtlanmalıdır:

  • Örnek güncel hastalık bölgesini temsil ediyor mu?
  • Tümör hücre oranı ve DNA/RNA kalitesi yeterli mi?
  • Test, aranan varyant türünü yakalayacak şekilde tasarlanmış mı?
  • Negatif sonuç klinik şüpheyi gerçekten azaltıyor mu?
  • Varyant somatik, germline veya CHIP kaynaklı olabilir mi?
  • Varyantın kanıt düzeyi tümör tipine ve tedavi basamağına uygun mu?
  • Ko-mutasyonlar veya tümör heterojenliği tedavi yanıtını etkileyebilir mi?
  • Gerekli durumlarda RNA, IHC, FISH veya başka bir doğrulama yapıldı mı?
  • Öneri ruhsatlı tedavi, kılavuz dışı kullanım, klinik çalışma veya araştırma seçeneği olarak açıkça sınıflandırılmış mı?
Sonuç

Sonuç: NGS raporu tedavi kararının başlangıcıdır

NGS, modern onkolojinin en güçlü araçlarından biridir; ancak tek başına otomatik bir tedavi seçici değildir. Klinik değer, varyant sayısından çok doğru örnek seçimi, analitik sınırlılıkların bilinmesi, çoklu-omik doğrulama, kanıt kalibrasyonu ve hastaya özgü klinik yorumla oluşur.

NGS raporu nasıl yorumlanır? Önce bulgunun teknik olarak güvenilir olup olmadığı, ardından biyolojik anlamı, kanıt düzeyi ve hastanın klinik bağlamındaki gerçek karşılığı değerlendirilir. Bir varyantın raporda yer alması, onun mutlaka tedavi hedefi olduğu anlamına gelmez.

En kritik mesaj şudur:

NGS çok sayıda değişiklik bulabilir. Doğru klinik karar ise bu değişikliklerden hangisinin önemli olduğunu, hangisinin doğrulanması gerektiğini ve hangisinin tedaviyi gerçekten değiştirebileceğini ayırt etmeyi gerektirir.

NGS raporunuzdaki bulguların klinik anlamını değerlendirirken moleküler tümör konseyi, likit biyopsi sonuçlarının yorumlanması ve germline test gerekliliği gibi başlıklar birlikte ele alınmalıdır.

Tıbbi bilgilendirme notu

Bu içerik genel bilimsel bilgilendirme amacı taşır; kişisel tıbbi değerlendirme, tanı veya tedavi önerisi yerine geçmez. Moleküler bulgular, hastanın klinik özellikleri ve ilgili uzmanlıkların değerlendirmesiyle birlikte yorumlanmalıdır.

Kaynaklar · /how-to-interpret-your-ngs-report-9-facts
Moleküler ikinci görüş

Uzman moleküler değerlendirme için vaka gönderin

NGS Advisory mevcut NGS raporunuzu güncel kılavuzlara göre inceler, tümör tipiniz için tam varyantı ve eyleme dönüştürülebilirliğini netleştirir ve yapılandırılmış, kalibre bir ikinci görüş sunar.